Bilinçli Tekil Şahıs

Zorlaştırmayın İşimizi

Posted in Deneyememezden Gelmeler by bilinclitekilsahis on 01 Haz 2009

happy-children[1]İnternette veya saçma sapan gazetelerin saçma sapan eklerinde yine saçma sapan, klişelerle dolu anketler görüyoruz. “Kendinizi en mutlu hissettiğiniz anlar” türevi bir soru da mutlaka karşımıza çıkıyor. Eğer çoktan seçmeli bir anketse şıklar arasında “Sevdiğim insanlarla birlikteyken“, “Yalnızken“, “Tatildeyken“, “Tuvaletteyken“, “Aşıkken” gibi klişe cevaplar bulunuyor. Klişelere karşı değilim aksine bir şey klişeleştiyse mutlaka doğruluk payı büyüktür düşüncesindeyim. He sevmem o ayrı ama asla karşı değilim. Bu anketi ciddiye alıp çözen insanların bu soruya vereceği cevap zaten kafalarında önceden nettir. Kendince doğru olanı önceden düşünmüştür, hemen işaretler ve sonraki soruya geçer.

Dünyanın var olmasına kadar geçen sürecin tamamen dünyanın var olabilmesi için yönlendirildiğine inanıyorum. Dünya var olduktan sonraki sürecin ise tamamen insanın var olabilmesi için bilinçli bir şekilde yönlendirildiğine… Yaratılış veya evrim tartışmalarına girmeyeceğim, sanırım yukarıda belirttiğim inanışlar ikisiyle de çelişmemekte. En nihayetinde, bir şekilde şu anda buradayız. Yaşama amacımızı icra ediyoruz.

Amacımıza ulaşmak istiyoruz fakat hep engellerimiz var. Bizim koymadığımız, bizim sebep olmadığımız engeller. Basit düşüncenin gücünü kavrayamamışlıktan öne çıkan engeller. Kompleksler, yüksek egolar, hırslar… Bizimkiler de değil üstelik, başkalarınınki. Aşılamayan barikatlar, üst üste konmuşlar üstelik, kocaman dağlar olmuşlar. Ne mümkün aşmak, ne mümkün aşıp da mutluluğu yakalamak.

Paraya, güce, silaha, toprağa sahip olan insanların hayatın anlamını yanlış yorumlamalarının bedelini çok ağır ödüyoruz. Süper Mario değiliz ki ölünce bir canımız gitsin. Öldü mü ölüyoruz, yitip gidiyoruz. Onca kombinasyonları aşıp, onca olasılığın bir araya gelmesiyle yaşama başlama yarışına girmişiz milyonlarca rakibimizle. Geride bırakmışız bütün rakiplerimizi haketmişiz bu dünyayı, doğmuşuz. Daha doğmadan yorulmuşuz. Biraz dinlenmeyi hakediyoruz hem yorgunluğumuzdan hem de dünyaya gelme zaferimizi kutlamak için. Olmuyor, sonrasında öyle bir yoruluyoruz ki doğduğumuz güne lanet ediyoruz.

Hayat böyle bir şey değil ki. En azından ben böyle olduğuna inanmıyorum. Dandik anketlerdeki dandik cevaplar kadar basitken mutluluk her şeyi karmaşıklaştırmak neden? Bu büyük ödülü, elimizden alınmasın korkusuyla yaşıyoruz. Üretmek istiyor, ürettiklerimizi sevdiklerimizle tüketmek istiyoruz. Gücümüzün kat kat fazlasını değil, vermemiz gerekeni kadar verip, karşılığında almamız gerekeni istiyoruz. Bunu da başka bir insandan değil, anamız tabiattan, tabitaın anası kozmozdan istiyoruz, siz, kendi kurduğu düzende kendi kurduğunuz otoritenin başına geçmiş bir kaç pul kadarı değeri olmayan etten kemikten insandan değil. Bu hakkımızı elimizden alıyorsunuz. Zorlaştırmayın işimizi, zamanımız yok fazla. Misafiriz, gidiciyiz. Gidince geri de gelmeyeceğiz merak etmeyin. Oynayalım diye hazırlamışlar, biz de onca engeli aşıp gelmişiz oynamaya. Oynayalım şurda kardeş kardeş. Zamanımız dolunca vallahi billahi bırakıp gideceğiz, yine sizin olsun.

Şununla etiketlendi:, , , , , , , ,

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.